2/6/2009 · Kategori: Bilgiler

Dini bilgiler;

 

Kabir Azabı;
Dünya sevgisidir. Fakat şiddet derecesi farklıdır. Azlığı, çokluğu Dünya sevgisine göre değişir. Azap, kalbin Dünya'ya bağlanmasının sonucudur. İtaat erbabı için kabir azabı yoktur. Ancak kabrin şiddet ve azametini hisseder.

Resulullah'ın (s.a.v) dilinden kabir azabı;
Kabir, ahiret menzillerinin birinci menzilidir. Kişi ondan kurtulabilirse, ondan sonrakiler daha kolaydır. Ondan kurtulamazsa ondan sonrakiler bundan daha zordur, daha şiddetlidir.

Peygamber efendimiz (s.a.v) kabir azabı ile ilgili şöyle buyuruyor: "Ölülerinizi defnetmeme endişem olsaydı; işitmekte olduğum kabir azabını, size de işittirmesi için Allah'a dua ederdim."

Kabir azabı haktır. Onlar kabirde azap çekerler, onların azabını hayvanlar hisseder. Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçedir veya Cehennem çukurlarından bir çukurdur. Manzaraların hiçbiri kabir kadar korkutucu ve ürkütücü değildir.

Kabir Azabının Hafifletilmesi;

Resulullah (a.s.) bir mezarlıktan geçerken, iki mezardaki ölünün bazı küçük şeylerden dolayı azap çekmekte olduklarını gördü. Bu iki mezardaki ölülerden biri hayatında laf taşıyıcılık yapıyor, diğeri ise idrardan sakınmıyordu. Bunun üzerine yanındakilere “Bana iki tane hurma fidanı getirin” buyurur.İki tane fidan getirilince birini bir kabrin başına ,diğerini de diğer kabrin başına diker, sonra da” Bu fidanlar yaş kaldığı müddetçe o ikisinin çekmekte olduğu azabın hafifletilmesi umulur." buyurur. Bu sebeple mezarlığa ağaç dikmek öteden beri bir dini gelenektir. Hatta mezarlıktaki ağaçları kimse kesmek istemez. Çünkü onları kesenin başına bir musibet geleceğine inanılır. Çünkü ağaç yaş kaldığı müddetçe kabir içinde bulunan kişinin günahlarının affına sebep olur.

 

Peygamberimiz(SAV) ağaç dikmenin önemini belirtmek için “Kıyamet kopacağı zaman bile elinizde bir fidan varsa ve bu fidanı , kıyamet kopmadan önce yetiştirebilecekseniz durmayın ağaç dikin” buyurmuştur. Ayrıca “Dikilen ağacın meyvesinden ve gölgesinden insanlar hatta diğer bütün canlılar faydalandığı sürece onu dikenin sevap defteri kapanmayacak , kendisi ölüp gitse de Allah katında derecesi yükselmeye devam edecektir.” Allah elçisinin bu açıklamasında dinimizin ağaç dikmeye ve yetiştirmeye ,onu korumaya verdiği önemi açıkça görmekteyiz.



Kabir Ziyareti;
Ziyaret eden ölümü ve ahireti hatırlar. Ölüden ibret almak ve ahireti düşünmek için kabir ziyaret etmek sünnettir. Kendisinin de aynı hallere düşeceğini hatırına getirmiş olur. Kimseye kötülük düşünmez. İyi bir Müslüman olarak yaşamaya çalışır.

Ziyaret edenin, ölü için Kur’an-ı kerim okuması, dua etmesi gerekir. Bunların ölüye çok faydası olur. Kabristana girince, "Esselamü aleyküm ya Ehle-daril kavmilmüminin! İnna inşaallahü an karibin biküm lahikun" demek sünnettir.

İki hadis-i şerif şöyledir;
Bir müminin kabrini ziyaret ederken;"Allahümme inni eselüke-bi-hürmeti Muhammed aleyhisselam en la tüazzibe hazelmeyyit" denirse o ölünün azabı kıyamete kadar kaldırılır.

"Ana-babanın kabrini, Cuma günleri ziyaret eden kimsenin günahları affolur, haklarını ödemiş olur."


Kabir ziyaretinde, kıbleyi arkada bırakıp, ölünün yüzüne karşı oturup selam vermek müstehabdır. Kabre el, yüz sürülmez, öpülmez.

Resulullah, Baki kabristanını ziyaret eder, mezar yanında ayakta dua ederdi.

Kıbleyi arkada bırakıp, ayak tarafında, ayakta durmak daha iyidir. Ayakta ziyaret etmek, oturarak ziyaretten daha iyidir. Kabrin ayakucunda durmak iyidir. Baş tarafında durmak da caizdir.

Mezarlıktan Geçerken Ölülere Dua Okumak;
İki hadis-i şerif meali şöyledir : "Kabristana giren kimse, Yasin suresini okursa, o gün ölülerin azapları hafifler, ölülerin sayısı kadar, ona da sevap verilir.
On bir ihlâs okuyup, sevabı ölülere gönderilirse, ölülerin sayısınca ona da sevap verilir.
"

Kabir Zİyaretinde Hangi Dualar Okunur?
Kabristana girince, ayakta "Esselâmü aleyküm, yâ ehle dâr-il kavm-il müminîn! İnnâ inşâallahü an karîbin biküm lâhikûn" denir.

Besmeleyle, 11 İhlâs ve bir Fatiha’dan sonra "Allahümme rabbel-ecsadilbâliyeh, vel-ızâmin nahiretilletî harecet mineddünya ve hiye bike mü’minetün, edhıl aleyhâ revhan min indike ve selamen minnî" duasını okumalı.

Kabrin yanına gelince, kabrin kıble ve ayak tarafından yaklaşıp selam vermeli. Ayakta, çömelerek veya oturup, Bekara suresinin başını ve sonunu, Yasin-i şerif, Tebareke, Tekasür, İhlas ve Fatiha surelerini okuyup, ölüye hediye etmelidir.

Bir hadis-i şerif meali de şöyledir: Bir müminin kabrini ziyaret ederken "Allahümme innî es’elüke-bi-hürmeti Muhammed aleyhisselâm en lâ tüazzibe hâzelmeyyit" denirse, o ölünün azabı kıyamete kadar kaldırılır.

Kabristanda Kur'an okumak sünnettir. Mezarlıkta Kur'an okuyup, sevabını ölülere hediye etmeli.

Kabristanda, yüksek sesle veya yavaş Mülk suresi veya diğer sureler okunabilir. Ölünün Kur'an sesini duyarak rahatlamasını niyet eden kimse, yüksek sesle okur.

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »